Mutlak Düzenin Ontolojik Yarılması: Kurumsal Hipokrasi, Bilişsel Çelişki ve Denetçi Özne
收藏资源简介:
Bu makale, modern kurumsal yapıların "mutlak düzen" iddiaları ile gerçek ticari uygulamaları arasındaki ontolojik yarılmayı, "Mutlak Düzenin Hipokrasisi" kavramı çerçevesinde incelemektedir. Çalışmanın temel amacı, kurumsal şeffaflık söyleminin bir "kontrol mimarisi" olarak işlevini ve bireysel bilinç üzerindeki etkilerini analiz etmektir. Araştırmada nitel içerik analizi yöntemi kullanılmış; Teknoloji, Finans ve Otomotiv sektörlerinden seçilen 12 spesifik vaka, 2018-2024 yılları arasını kapsayan 45 kurumsal sürdürülebilirlik raporu ve bunlarla çelişen 30 bağımsız medya/mahkeme kaydı üzerinden kodlanmıştır. Söylem-eylem farkını ölçmek için; etik taahhüt oranı, tedarik zinciri şeffaflık indeksi ve hukuki ceza maliyetleri ana ölçütler (A-B-C) olarak kullanılmıştır. Analizler sonucunda, kurumsal etik söylemleri ile saha ihlalleri arasında sistematik bir negatif korelasyon saptanmıştır. Yapılan içerik analizi ve veri eşleştirmesi sonucunda, kurumsal etik taahhüt yoğunluğu (S) ile yasal/teknik ihlal sıklığı (E) arasında orta-yüksek şiddetli negatif bir korelasyon (r = -0.72, p < 0.001) saptanmıştır. Bu veri, kurumun etik söylemi arttıkça, operasyonel şeffaflığının istatistiksel olarak anlamlı düzeyde azaldığını kanıtlamaktadır. Bulgular, hipokrasinin sistemik bir arıza değil, Brunsson (1989) ve Christensen vd. (2013) tarafından işaret edilen, sistemin meşruiyetini ve sürekliliğini sağlayan bir "işletim sistemi" olduğunu doğrulamaktadır. Makale, bireyin "pasif tüketici" konumundan "denetçi özne" konumuna geçişi için teorik bir yol haritası sunarak sonuçlanmaktadır.



